I. Pirler–Analar Çalıştayı “Yol Rehberleri Aleviliği Anlatıyor” 10–11 Mayıs 2025, Dortmund (Rıza Şehri Akademisi)
Çalıştay boyunca Alevi Ansiklopedisi Kurucu-Yayın Kurulundan Dr. Ahmet Kerim Gültekin ve Dr. Hayal Hanoğlu katılımcı Pirler ve Analarla görüşmeler gerçekleştirdi ve bu video kayıtlar üzerinde çalışılarak Alevi Ansiklopedisinin en ayırt edici bölümlerinden biri “Yol Önderlerinin Dilinden” bölümü siteye açıldı. Bu çalıştaylar ve özellikle Alevi Teolojisi üzerine derlenen kayıtlar Alevi kamuoyunda çok ciddi bir ilgi gördü.
Oturumlar ve Tartışma Başlıkları
I. Gün – 10 Mayıs 2025
* Alevi Ansiklopedisi Tanıtımı (11.30–13.00): Projenin kapsamı, hedefleri ve bugüne kadarki gelişmeleri yayın kurulu tarafından aktarıldı.
* Alevi Kavramları ve Güncellenme İmkânları (13.30–15.00): Haq/Heq, Xızır, Ocak, Mürşit, Pir, Rayber, Cem, İkrar, Musahiplik, Kirvelik ve ziyaret kültü gibi temel inanç değerlerinin tarih boyunca nasıl ifade edildiği ve günümüzde nasıl güncellendiği ele alındı.
* Canlarla Muhabbet (15.30–18.00): Yol rehberleri ile katılımcılar arasında serbest diyalog ve deneyim aktarımı gerçekleşti.
II. Gün – 11 Mayıs 2025
* Asimilasyon ve Kurumsal Tutum (10.00–12.00): İnanca dayatılan başkalaşım, kültürel soykırım ve asimilasyona karşı Alevi kurumlarının nasıl bir yol izlemesi gerektiği tartışıldı.
* Sözlü Hafıza ve Ansiklopedinin İşlevi (13.00–15.00): Geleneksel sözlü kültürün geleceğe taşınmasında ansiklopedinin oynayacağı rol ve yol rehberlerinin önerileri değerlendirildi.
* Sonuç Bildirgesi (15.30–16.00): Çalıştay, ortak önerilerin ve katkıların derlendiği bir bildirgeyle tamamlandı.
Kadim Kavramların Korunarak Güncellenmesi
Çalıştayda öne çıkan temel noktalardan biri, Raa Haqi kozmolojisinin kadim kavramlarının çağdaş bağlamda yeniden ifade edilmesiydi. Pirler ve Analar, yüzyıllardır sözlü gelenek yoluyla aktarılan kavramların —örneğin ikrar, musahiplik, sır, rehberlik, Xızır— günümüz toplumsal gerçekliğine nasıl uyarlanabileceğini tartıştılar. Bu kavramlar yalnızca tarihsel ve teolojik birikimin parçaları değil; aynı zamanda ahlaki, ekolojik ve toplumsal düzenin temel taşlarıdır. Çalıştay, bu kavramların korunmasının yanı sıra genç kuşakların anlayabileceği dil ve yöntemlerle yeniden ifade edilmesini, böylece kolektif belleğin sürekliliğini güvence altına almayı amaçladı.
Asimilasyon ve Kültürel Soykırıma Karşı Kurumsal Tutum
Tartışmalarda öne çıkan ikinci boyut, Alevi topluluklarının tarih boyunca maruz kaldığı asimilasyon, ayrımcılık ve kültürel soykırım pratiklerine karşı kurumsal dayanışma ihtiyacı oldu. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e, zorunlu göçlerden 1938 Dersim katliamına ve günümüzde zorunlu din derslerine kadar uzanan bu baskılar, Alevi kimliğini yalnızca inanç alanında değil, siyasal ve toplumsal düzeyde de şekillendirmiştir. Çalıştay, Alevi kurumlarının bu tarihsel deneyimlerden beslenen bir direniş stratejisi geliştirmesi gerektiğini, dayanışmanın yalnızca içe dönük değil Êzidîler, Yaresanlar, Nusayriler gibi komşu kadim inanç topluluklarıyla ortak bir hat kuracak şekilde ulusötesi boyutta da örgütlenmesi gerektiğini vurguladı.
Sözlü Hafızanın Yazılı ve Dijital Platforma Aktarılması
Üçüncü ana eksen, Pirler ve Anaların aktardığı sözlü bilgeliğin yazılı ve dijital ortamlara aktarılmasıydı. Dersim’de ve diaspora topluluklarında yaşayan sözlü hafıza, yalnızca bireysel deneyimlerin değil, aynı zamanda Alevi kozmolojisinin Batın/Zahir ayrımı, jiare inancı, kutsal toprak algısı ve insan–doğa ilişkisine dair eşsiz epistemolojilerin taşıyıcısıdır. Çalıştay, bu sözlü mirasın Alevi Ansiklopedisi aracılığıyla sistemli biçimde kayda geçirilmesinin, dijital platformlarda çok dilli erişime açılmasının ve araştırmacılarla gelecek kuşaklara güvenilir kaynaklar sunulmasının zorunluluğunu ortaya koydu. Böylelikle, kaybolma tehlikesiyle karşı karşıya olan yerel bilgi biçimlerinin modern teknolojiler aracılığıyla kalıcı ve erişilebilir hale getirilmesi, ansiklopedinin en önemli misyonlarından biri olarak teyit edildi.
Yol Önderlerinin Dilinden: Sözlü Hafızanın Dijitalleşmesi
Çalıştay süresince, Alevi Ansiklopedisi Kurucu-Yayın Kurulu’ndan Dr. Ahmet Kerim Gültekin ve Dr. Hayal Hanoğlu, katılımcı Pirler ve Analarla kapsamlı görüşmeler gerçekleştirmiştir. Bu görüşmeler yalnızca birer kayıt değil, Alevi inanç dünyasının özsel kavramlarını, ritüel bilgisini, teolojik ve kozmolojik derinliğini doğrudan inanç önderlerinin diliyle günümüze taşıyan eşsiz bir sözlü arşiv niteliği kazanmıştır. Söz konusu kayıtlar üzerinde titizlikle çalışılarak Alevi Ansiklopedisi’nin en ayırt edici bölümlerinden biri olan “Yol Önderlerinin Dilinden” başlığı altında siteye açılmıştır.
Bu bölüm, Alevi bilgisinin aktarımında tarih boyunca en temel araç olan sözlü hafızanın korunması ve dijital çağda kalıcı bir belleğe dönüştürülmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Pirler ve Anaların kendi ifadeleriyle aktardıkları anlatılar, kavram ve ritüellerin yalnızca tarihsel bilgi olarak değil, yaşayan bir tecrübe ve güncel bir inanç pratikleri bütünü olarak aktarılmasını sağlamaktadır. Bu özgün yaklaşım, Alevi Ansiklopedisi’ni diğer akademik girişimlerden ayıran en belirgin özelliklerden biridir: bilgi, dışsal gözlemcilerin diliyle değil, Alevi toplumunun kendi dili ve kavramsal dünyasıyla kayda geçirilmektedir.
Bölümün özgünlüğünü pekiştiren bir diğer boyut ise çokdilliliktir. Kayıtlar yalnızca Türkçe değil, aynı zamanda Kurmancî ve Kırmanckî dillerinde de derlenmiş ve sunulmuştur. Böylece, ansiklopedi yalnızca akademik dünyaya değil, diasporadaki genç kuşaklara ve yerel topluluklara da doğrudan ulaşabilmekte; unutulma tehlikesi altındaki diller aracılığıyla Alevi hafızasını yeniden görünür ve işlevsel kılmaktadır. Bu durum, Alevi topluluklarının kültürel ve dilsel çeşitliliğinin korunmasında da benzersiz bir katkı sunmaktadır.
Çalıştaydan doğan bu bölüm, Alevi kamuoyunda büyük bir ilgi uyandırmış; özellikle Alevi teolojisi ve kozmolojisi üzerine derlenen video kayıtlar, hem topluluk içinde hem de akademik çevrelerde yoğun tartışmalara kapı aralamıştır. “Yol Önderlerinin Dilinden” bölümü, ansiklopedinin yalnızca yazılı akademik içeriklere dayalı bir kaynak değil, aynı zamanda sözlü hafızayı dijitalleştiren, çoğulcu, çokdilli ve yaşayan bir bellek mekânı olduğunu gözler önüne sermektedir.
Sonuçlar
I. Pirler–Analar Çalıştayı, Alevi Ansiklopedisi’nin yalnızca akademik çevrelerde üretilen bilgiyi derleyen bir platform olmadığını, aynı zamanda Alevi inancının taşıyıcılarıyla doğrudan temas kuran, kolektif ve katılımcı bir hafıza mekânı olduğunu güçlü bir şekilde ortaya koymuştur. Bu yönüyle çalıştay, ansiklopedinin bilgi üretim sürecinin yalnızca metinsel kaynaklara değil, Pirler ve Anaların sözlü tecrübelerine, kavram dünyalarına ve kuşaktan kuşağa aktardıkları bilgeliklere dayandığını göstermiştir.
Etkinlik boyunca yapılan tartışmalar, ansiklopedinin bilgiye bakışındaki çoğulcu ve kapsayıcı yaklaşımı pekiştirmiştir. Yol rehberlerinin farklı ocaklardan getirdikleri kavram yorumları, ritüel pratiklere dair aktardıkları deneyimler ve inanç dünyasına dair sözlü anlatılar, ansiklopedinin yalnızca bir akademik ürün değil; aynı zamanda Alevilerin kendi öznel gerçekliklerinden beslenen yaşayan bir bellek arşivi olduğunu vurgulamıştır. Bu durum, Alevi bilgisinin dışsal tanımlamalardan ve tekçi yorumlardan arındırılarak, içeriden ve sahici bir bakışla geleceğe taşınması için büyük bir önem taşımaktadır.
Çalıştay aynı zamanda, sözlü kültürün dijital platformlara aktarılmasının zorunluluğunu gündeme getirmiştir. Alevi inanç dünyasının en temel taşıyıcıları olan Pirler ve Anaların aktardığı sözlü bilgi, kayıt altına alınarak çokdilli biçimde erişime açıldığında, hem Alevi toplumunun kendi belleğini koruma kapasitesi güçlenecek hem de araştırmacılar ve gelecek kuşaklar için güvenilir bir kaynak yaratılacaktır. Böylece ansiklopedi, yalnızca geçmişin bilgisini koruyan değil, aynı zamanda bugünün çeşitliliğini ve yarının arayışlarını kucaklayan dinamik bir kültürel bellek mekânı haline gelmektedir.
Sonuç olarak, I. Pirler–Analar Çalıştayı, ansiklopedinin Alevi toplumunun özgün kavramlarıyla, çoğulcu yapısıyla ve dijital çağın imkânlarıyla kendi bilgisini üretip geleceğe taşıma yolunda attığı en önemli adımlardan biri olarak tarihe geçmiştir. Bu buluşma, Alevi Ansiklopedisi’nin yalnızca bilimsel doğrulukla değil, aynı zamanda kolektif hafızanın direnci, inancın içsel dili ve toplumsal dayanışmanın gücü ile şekillenen bir proje olduğunun da kanıtıdır.