Dersim’i Nasıl Anlamalı? Raa Haqi’de Kutsal Mekânlar, Nesneler ve Gündelik Dinî Yaşam

Ders Başlığı
Dersim’i Nasıl Anlamalı? Raa Haqi’de Kutsal Mekânlar, Nesneler ve Gündelik Dinî Yaşam
Eğitmen
Dr. Ahmet Kerim Gültekin
Yayıncı
Alevi Ansiklopedisi / Alevi Encyclopedia
İçerik
Alevi Ansiklopedisi Açık Dersleri
Yayın Dönemi
Format
video lecture + written lecture text + multilingual versions
Kalıcı URL
Alevi Ansiklopedisi ders sayfası (listeleme sayfası mı?)
DOI
10.xxxx/xxxxx
Çekim Tarihi & Yayım Tarihi
Ekim 6, 2026
Yapımcı
CanoCan Films (url eklenecek)
Bu ders, katılımcılara Dersim Aleviliğini (Raa Haqi), Alevilik çalışmalarındaki geleneksel yaklaşımlardan ayrılan eleştirel ve dekolonyal bir perspektifle tanıtmaktadır. Ders, Dersim’i öncelikle kimlik siyaseti, Ocak merkezli kurumsal din veya devlet merkezli anlatılar üzerinden açıklamak yerine, emik kavramlara, kutsal mekân ve nesnelere (jiarelere), gündelik dinî pratiklere, kolektif belleğe ve taliplerin yaşantı dünyasına dayanan yeni bir epistemik çerçeve önermektedir. Böylece katılımcıları, Alevilik çalışmalarının en çok tartışılan konularından birini, Dersimli Alevilerin kendi simgesel, duygusal ve kozmolojik evrenleri içinden yeniden düşünmeye davet etmektedir.

Ders, öncelikle temel bir sorudan hareket etmektedir: Dersim nasıl anlaşılmalıdır? Dersim’in yalnızca üzerinde mücadele edilen bir coğrafya, siyasal bir bellek coğrafyası veya etno-dinî bir kimlik alanı olmadığını; aynı zamanda insanlar, aşiret ağları, atalar, insan dışı varlıklar ve inancın maddi biçimleri arasındaki ilişkilerle yapılanan kutsal bir peyzaj (kültürel coğrafya) olduğunu savunmaktadır. Bu bağlamda ders, Raa Haqi, jiare, Batın, Zahir, Ocak ve talip gibi temel emik kavramları tanıtmakta ve bu kavramların Dersim’de dini anlamak için nasıl özgün bir epistemik ve kozmolojik çerçeve sunduğunu göstermektedir. Raa Haqi’de dinî otoritenin ikili yapısına özellikle odaklanılmaktadır: Bir yanda Ocak temelli toplumsal ve dinî düzen, diğer yanda ise gündelik dindarlığı, ahlakı ve manevi deneyimi şekillendiren jiareler dünyası bulunmaktadır.

Ders, ardından ana akım Alevilik çalışmalarına yönelik eleştirel bir müdahale geliştirmektedir. Birçok hâkim yaklaşımın gelenek–modernlik karşıtlığı, kopuş, kurumsallaşma ve kimlik siyaseti etrafında tekrarlanan anlatılarla şekillendiğini; bu yaklaşımların çoğu zaman sıradan inananların gündelik dinî yaşamını ve yerel kozmolojilerin süregelen canlılığını gözden kaçırdığını göstermektedir. Bu çerçevede ders, inancın maddi ve belleksel boyutlarını öne çıkarmaktadır: Kutsal dağlar, taşlar, nehirler, mezarlar, kutsal emanetler, mumlar ve sunular, Dersim Aleviliğinde maddi dinin ve kolektif belleğin temel bileşenleri olarak ele alınmaktadır. Bu unsurlar, edilgen simgeler olarak değil; aidiyete, belleğe ve dinî sürekliliğe etkin biçimde aracılık eden öğeler olarak değerlendirilmektedir.

Son olarak ders, jiare merkezli inanç ve pratiklerin Türkiye’de ve özellikle Batı Avrupa diasporasında günümüz Alevi yaşamını nasıl şekillendirmeye devam ettiğini incelemektedir. Yeni ritüel repertuvarları, kutsal nesnelerle ilgili pratikler ve Berlin’deki Alevi mezarlıkları gibi örnekler üzerinden, Raa Haqi’nin yalnızca korunmadığını, aynı zamanda yeni toplumsal ve siyasal koşullar altında yeniden ifade edildiğini göstermektedir. Örneğin Berlin’de, Dersim 38 heykeli gibi Alevi anıtları, kolektif belleğin, nesnelerin sonraki yaşamlarının, kimlik siyasetinin ve kişisel maneviyatın kesiştiği mekânlara dönüşebilmektedir. Birçok Kürt Alevi için bu tür yerler, jiare işlevi görebilmekte ve Dersim’in kutsal kozmolojisini diaspora mekânına taşımaktadır. Dolayısıyla ders, kutsal mekân ve nesnelerin bugün Raa Haqi’nin varlığını sürdürmesinde, dönüşümünde ve gelecek tahayyülünde merkezi bir yer tutmaya devam ettiğini savunmaktadır.

Dersin sonunda katılımcıların:

(1) Dersim Aleviliğinin (Raa Haqi) temel kozmolojik ve epistemik çerçevesini jiare, Batın, Zahir, Ocak ve talip gibi temel emik kavramlar üzerinden açıklayabilmeleri;

(2) Alevilik çalışmalarındaki hâkim yaklaşımların sınırlılıklarını değerlendirebilmeleri ve dekolonyal, maddi boyutlara ve gündelik yaşama odaklanan bir perspektifin Dersim’e ilişkin nasıl farklı bir kavrayış sunduğunu belirleyebilmeleri;

(3) Kutsal mekânların, kutsal nesnelerin ve jiare merkezli pratiklerin hem Dersim’de hem de Batı Avrupa diasporasında kolektif belleği, bireysel dindarlığı ve Alevi kimliğinin yeni biçimlerini nasıl şekillendirdiğini analiz edebilmeleri beklenmektedir.

Dersim’i nasıl anlamalıyız? Dersim, Doğu Anadolu haritasında bir bölge midir, üzerinde mücadele edilen siyasal bir bellek coğrafyası mıdır, etno-dinî bir yurt mudur, yoksa yalnızca insanların değil, kutsal dağların, nehirlerin ve ataların ruhlarının da yaşadığı kutsal bir coğrafya mıdır? Peki Dersim bunların hepsi birden ise onu anlamak için nasıl bir analitik dile ihtiyacımız vardır?

Bu sorular yalnızca betimleyici değildir. Bana göre, Aleviliğin akademik olarak incelenmesindeki daha derin bir soruna işaret etmektedirler. Dersim, uzun zamandır hem siyasal söylemde hem de akademik literatürde en çok tartışılan konulardan biri olmuştur. Asi, gizemli, Türk, Kürt, Zaza, Ermeni, Kızılbaş veya İslam dışı olarak tanımlanmıştır. Bu nitelemelerin her biri bize bir şeyler söylemektedir, ancak hiçbiri tek başına yeterli değildir. Bunların çoğu dışarıdan üretilmiştir: Devletler, misyonerler, askerî raporlar, milliyetçi hareketler, siyasal aktörler veya Dersim’i kendi kategorilerine göre sınıflandırmaya çalışan akademik gelenekler tarafından. Bunun sonucunda Dersim çoğu zaman yönetilmesi gereken bir “sorun”, açıklanması gereken bir “gizem” veya tanımlanması gereken bir “kimlik” olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu derste soruyu değiştirmek istiyorum. Yalnızca dışarıdan bakıldığında Dersim’in ne olduğunu sormak yerine, Dersimli Alevilerin kendi kozmolojik dünyaları içinden Dersim’in nasıl yaşandığını, hatırlandığını, pratik edildiğini ve duyumsandığını soruyorum. Bu, söz konusu dünyayı düzenleyen emik kavramları ciddiye almak anlamına gelmektedir: Hakikat Yolu olan Raa Haqi; insanların ve toplumsal kurumların görünür dünyası olan Zahir; kutsal varlıkların gizli âlemi olan Batın; kutsal soyları ifade eden Ocak; bu yola bağlı olanları ifade eden talip ve hepsinden önemlisi, Dersim’de ve ötesinde gündelik dinî yaşamı şekillendiren kutsal mekânlar, nesneler ve insan dışı varlıklar olan jiareler.

Raa Haqi’yi kutsal coğrafya, jiare merkezli ritüel pratikleri, maddi din, kolektif bellek, duygular ve taliplerin yaşanmış deneyimleri üzerinden yeniden düşünmeyi öneriyorum. Bu perspektif, Dersim’i yalnızca kaybolmuş bir kırsal dünya, siyasallaşmış bir kimlik veya Aleviliğin dönüşmüş bir biçimi olarak değil; hem Dersim’de hem de diasporada dinî anlam, ahlaki otorite ve yeni aidiyet biçimleri üretmeye devam eden canlı bir kutsal coğrafya olarak görmemizi sağlamaktadır.

Kutsal coğrafya olarak Dersim’e geçmeden önce, onun dışarıdan nasıl bilindiğini, haritalandırıldığını ve sınıflandırıldığını sormamız gerekmektedir. Bana göre, Dersim’e ilişkin hâkim anlayışları üç epistemik inşa şekillendirmiştir.

İlki, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıllardan itibaren Batılı misyonerler, haritacılar ve gözlemciler aracılığıyla ortaya çıkmıştır. Bu yazılarda Dersim çoğu zaman gizemli, erişilmez, haritalandırılmamış ve neredeyse zamanın dışında kalmış bir bölge olarak görünmektedir: Osmanlı İmparatorluğu’nun çeperlerinde gizli bir dağ dünyası. Dersim bazen el değmemiş doğa olarak romantikleştirilmiş, bazen de Müslüman ve gayrimüslim kategorilerine kolayca sığmayan eski dinî dünyaların bir kalıntısı olarak ele alınmıştır. Böylece Dersim, dışarıdan bir bakışla, keşfedilecek, sınıflandırılacak ve açıklanacak bir yer olarak anlaşılır hâle getirilmiştir.

İkinci inşa, geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde devletin ürettiği bilgiyle oluşmuştur. Burada Dersim bir gizem değil, bir sorundur: İdari, askerî ve siyasal bir mesele. Kürt Alevi aşiretleri, dinî yaşamı, dili ve göreli özerkliği, imparatorluğun ve ulus-devletin merkezileştirme projelerine uymamaktadır. Bu nedenle Dersim, isyan, geri kalmışlık ve düzensizlik üzerinden tanımlanmıştır. Haritalandırma ve sınıflandırma tarafsız eylemler değildir; daha geniş bir müdahale, asimilasyon ve şiddet rejiminin parçasını oluşturmuştur.

Üçüncü bir inşa, 1990’lardan itibaren Alevi hareketliliğinin, Kürt siyasetinin ve yeniden canlanan Dersim kimliğinin kesişiminde görünür hâle gelmiştir. Bu inşa, devlet söyleminin olumsuz nitelemelerini tersine çevirmiş ve Dersim’i direnen, erişilmez ve asi bir yer olarak yeniden sahiplenmiştir. Bu karşı-tarih, özellikle asimilasyoncu anlatılara meydan okumak açısından siyasal olarak önemlidir. Ancak onun da sınırları bulunmaktadır. Dersim’i öncelikle kahramanca bir direniş coğrafyası olarak sunarak, zaman zaman onun yaşanan bir dinî dünya olarak anlaşılmasından önce siyasal bir metafora dönüşmesine yol açmıştır.

Bu okumalar birbirinden farklı olsa da ortak bir sınırlılık taşımaktadır: Dersim’i büyük ölçüde dışarıdan anlamaktadırlar. Dersim, yaşanan bir dinî dünya olmaktan çok bir gizem, siyasal bir sorun veya direniş simgesi olarak karşımıza çıkmaktadır. Daha az görünür kalan ise Raa Haqi’nin gündelik pratiğidir: Zahir ile Batın, Ocaklar ile talipler, insanlar ile jiareler arasındaki ilişkiler. Dersim’i farklı biçimde anlamak için onu yalnızca bir sınıflandırma nesnesi olarak değil, yaşanan kutsal bir coğrafya olarak görmemiz gerekmektedir.

Dersim’i hem kültürel hem de kutsal bir coğrafya olarak anlamayı öneriyorum. Raa Haqi’de Dersim, yalnızca insanların yaşadığı bir yer değildir. İnsanlar, atalar, Ocaklar ve yaban hayvanları, doğal nesneler ya da dağlar, nehirler, göller, ağaçlar ve taşlar gibi çeşitli biçimlerdeki jiareler arasındaki ilişkilerle oluşan canlı bir coğrafyadır. Kutsal varlıklar diyarı anlamındaki Jiar-u Diyar gibi yerel ifadeler, mekâna ilişkin bu kozmolojik anlayışa işaret etmektedir. Burada insanların görünür dünyası ile kutsal varlıkların gizli dünyası birbirinden ayrı değildir. Coğrafya ve yaban hayvanları dışarıdan bakıldığında doğal nesneler olarak görünebilir. Ancak Raa Haqi içinde bunlar yaşayan varlıklar, koruyucular, ahlaki otoriteler veya saygı gösterilmesini gerektiren tehlikeli varlıklardır. Bu nedenle Dersim’i içeriden anlamak için birbiriyle bağlantılı iki boyutu incelememiz gerekmektedir: İnsanların, aşiretlerin ve Ocakların Zahir âlemi ile jiarelerin, kutsal nesnelerin ve insan dışı dinî aktörlerin Batın âlemi.

Zahir, görünür dünyadır; insanların, toplumsal ilişkilerin, kurumların ve gündelik topluluk yaşamının dünyasıdır. Dersim’de bu dünya tarihsel olarak soylar ve daha geniş aşiret ağları üzerinden örgütlenmiştir. Bu toplumsal ilişkiler yalnızca siyasal veya soy bağına dayalı değildir. Aynı zamanda dinî olarak da yapılanmıştır.

Bu yapının merkezinde Ocaklar ile talipler arasındaki ilişki bulunmaktadır. Ocakların, kuşaktan kuşağa aktarılan kutsal otoriteyi bünyelerinde taşıdıklarına ve topluluğa yolda rehberlik ettiklerine inanılmaktadır. Üyeleri rayber, pir ve mürşid gibi dinî konumlarda bulunmaktadır. Topluluğun çoğunluğunu oluşturan talipler ise kuşaktan kuşağa aktarılan ve bağlayıcı nitelikteki ilişkiler yoluyla belirli Ocaklara bağlı olan kişilerdir.

Bu yapıda rayber, pratik ve manevi bir rehber olarak işlev görmektedir. Pir, talipleri ziyaret eden, ritüelleri yürüten, rehberlik sunan ve kutsal bilgiye erişime aracılık eden başlıca dinî otoritedir. Mürşid ise birbirine bağlı Ocaklar ağı içinde daha yüksek bir otorite düzeyini temsil etmektedir. Bu yapı, dinî gücün bütünüyle merkezileşmesini engellemektedir; çünkü Ocaklar da hiyerarşik ilişkiler yoluyla başka Ocaklara bağlıdır. Başka bir deyişle, dinî otorite yapılanmıştır, ancak yalnızca dikey bir düzenden ibaret değildir.

Bu dünyayı bir arada tutan diğer unsurlar, kutsal yemin olan ikrar gibi kurumlar ile musahiplik ve kirvelik gibi ritüel akrabalık biçimleridir. Bu kurumlar, bireyleri, aileleri ve dolayısıyla toplulukları ahlaki ve dinî bir düzen içinde birbirine bağlamaktadır. Bu düzenin en önemli kolektif ritüel ifadesi, topluluğun her yıl pirlerin veya anaların otoritesi altında bir araya geldiği Cem’dir. Rızalık, müzik, deyiş, semah, sunular ve kolektif duygusal deneyim aracılığıyla Cem, toplumsal bağları yenilemekte ve topluluğun ahlaki düzenini yeniden teyit etmektedir.

Bu Ocak merkezli yapı, Raa Haqi’yi anlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Ancak tek başına yeterli değildir. Alevilik üzerine akademik literatürün önemli bir bölümü, Ocak–talip ilişkilerini Alevi dinî yaşamını anlamanın başlıca, hatta bazen neredeyse tek anahtarı olarak ele almıştır. Oysa Dersim örneğinde gündelik dinî pratik, yalnızca insan merkezli bu kurumsal yapı üzerinden açıklanamamaktadır. Yılın büyük bölümünde birçok talip, pirleriyle sürekli temas hâlinde yaşamamaktadır. Bunun yerine, Batın dünyasının kutsal mekânları, nesneleri ve diğer varlıklarıyla sürekli ilişki içinde yaşamaktadırlar. Bu da bizi Raa Haqi’nin ikinci boyutuna götürmektedir.

Batın, gizli âlemdir. Yalnızca soyut bir manevi dünya değildir. Bu âlemde, Zahir dünyasında dağlar, nehirler, pınarlar, göller, mağaralar, taşlar, ağaçlar, yaban hayvanları veya başka maddi biçimler aracılığıyla tezahür eden kutsal insan dışı varlıklar yaşamaktadır. Bu varlıklara jiare denilmektedir. Bu sözcük Türkçeye çoğu zaman, ziyaret edilen kutsal mekân anlamında ziyaret olarak çevrilmektedir. Ancak bu çeviri yeterli değildir. Bir jiare yalnızca bir mekân değildir. Bir mevcudiyet, bir aktör ve birçok durumda dinî bir otoritedir.

Jiareler insanları iyileştirebilir, koruyabilir, cezalandırabilir, uyarabilir, onlara yol gösterebilir veya onları sınayabilir. Rüyalarda görünebilir, korku yaratabilir, işaretler sunabilir, sunular talep edebilir veya gündelik yaşama müdahale edebilirler. İsimleri, kişilikleri, cinsiyetleri, mistik güçleri ve birbirleriyle ilişkileri bulunmaktadır. Bazıları iyiliksever, bazıları tehlikelidir; bazıları ise bereket, şifa veya korumayla ilişkilidir. Bazıları yereldir ve bir haneye, köye veya soya bağlıdır; Duzgı veya Munzur gibi diğerleri ise bölgesel öneme sahiptir. Birlikte, Dersim’i yaşayan kutsal bir coğrafya olarak haritalandıran geniş bir kutsal panteon oluşturmaktadırlar.

Yaklaşımımın temel noktası şudur: Raa Haqi’de dinî otoritenin tek kaynağı Ocaklar değildir. Jiareler de bu otorite yapısı içinde işlev görmektedir. Ahlaki davranışları düzenlemekte, kararları meşrulaştırmakta, toplumsal belleği korumakta ve kutsalla doğrudan teması mümkün kılmaktadırlar. Bu durum, talipler açısından özellikle önemlidir. Cem, Ocakların otoritesi altında gerçekleştirilen kolektif ve yapılandırılmış bir ritüelken, jiare merkezli pratikler daha kişisel, duruma bağlı ve duyusaldır.

İnsanlar jiarelerde çıra (veya delil) yakmakta, niyaz yapmakta, kanlı ya da kansız kurban sunmakta, taşlara dokunmakta, kutsal nesneleri öpmekte, su içmekte veya almakta, rüya görmek için uyumakta, dua etmekte, ağlamakta, ağıt yakmakta veya kutsal dağlara tırmanmaktadır. Bu eylemler yalnızca simgesel değildir. Kişi ile Batın varlıkları arasında doğrudan bir ilişki kurmaktadırlar. Beden, duyular, bellek, korku, umut, acı ve arzu, dinî deneyimin birer parçası hâline gelmektedir.

Bu durum, jiare merkezli dindarlığın neden bu kadar dirençli olduğunu da açıklamaktadır. Göç, şiddet, siyasallaşma ve yerinden edilme nedeniyle Ocak–talip ağları zayıfladığında bile birçok talip, kutsal mekânlar ve nesneler aracılığıyla Raa Haqi’yi yaşamaya devam etmiştir. Bir dağı ziyaret edebilmiş, mum yakabilmiş, bir atasını anabilmiş, kutsal bir taşla konuşabilmiş, rüyasında bir jiare görebilmiş veya kutsal toprağı ve nesneleri yeni mekânlara taşıyabilmiştir. Bu anlamda jiareler, resmî kurumlara daha az bağımlı ve kişisel deneyime daha açık bir dinî alan sunmuştur.

Bu karşıtlık önemlidir. Ocak merkezli ritüel, topluluk temelli ve örgütlüdür. Jiare merkezli ritüel ise daha kişisel, bedensel ve duyusaldır. Mekânlar, nesneler, duygular ve bedensel pratikler aracılığıyla kutsalla doğrudan temas kurmaktadır. Raa Haqi, her iki boyutuyla var olmaktadır. Ocakların Zahir dünyası olmadan onun toplumsal yapısını anlayamayız. Jiarelerin Batın dünyası olmadan ise gündelik canlılığını, kutsal coğrafyasını veya varlığını sürdürme ve dönüşme kapasitesini tam olarak anlayamayız.

Bu çerçeve, Raa Haqi’nin günümüzdeki dönüşümünü anlamamıza da yardımcı olmaktadır. Dersimli Aleviler, 1990’lardan itibaren siyasal şiddet, zorla yerinden edilme, köy boşaltmaları ve Türkiye’nin batısına, ardından Batı Avrupa’ya yönelik kitlesel göç yoluyla bir başka büyük kopuş yaşamıştır. Aynı zamanda Alevi hareketi; cemevleri, dernekler, federasyonlar, anma etkinlikleri ve tanınma mücadeleleri aracılığıyla giderek daha fazla kurumsallaşmıştır.

Bu gelişmeler, eski Ocak–talip ilişkilerini dönüştürmüştür. Birçok durumda pirler, analar ve talipler arasındaki kuşaktan kuşağa aktarılan bağlar zayıflamış veya yeniden şekillenmiş; dinî otorite giderek yeni kurumsal ortamlara kaymıştır. Bu durum önemli bir soruyu gündeme getirmektedir: Bu geleneksel ağlar gündelik yaşamdaki rollerinin büyük bölümünü kaybettiğinde, Raa Haqi’nin manevi dünyasına ne olmuştur?

Bu manevi alanın ortadan kaybolmadığını savunuyorum. Bu alan, jiareler ve maddi dinî pratikler aracılığıyla sürdürülmüş ve yeniden şekillendirilmiştir. Ocaklarla ilişkiler zayıfladığında bile talipler; kutsal nesneler, ev içindeki ritüel mekânları, ata mezarları, köy jiareleri, Duzgı ve Munzur gibi ziyaret yerleri ile çıra yakmak, dua etmek, sunularda bulunmak ve rüyaları yorumlamak gibi gündelik pratikler aracılığıyla Raa Haqi’yi yaşamaya devam etmiştir.

Maddi dinin argümanımda merkezi bir yer tutmasının nedeni budur. Din, yalnızca inançlar veya kurumlar aracılığıyla değil; kutsal nesneler, coğrafyalar, mezarlar, anıtlar ve bedensel pratikler aracılığıyla da yaşanmaktadır. Raa Haqi’de bunlar edilgen simgeler değildir. Belleği, korunmayı, kederi, umudu ve aidiyeti taşımaktadırlar.

Bu durum, günümüz Dersim’inde ve diasporada aynı ölçüde görünürdür. Günümüz Dersim’inde madencilik, barajlar, turizm, ormanlar ve ziyaret yerleri etrafındaki çatışmalar, aynı zamanda kutsal coğrafya üzerindeki mücadelelerdir. Diasporada ise anıtlar, Alevi mezarlıkları ve evlerdeki yeni ritüel mekânları yeni jiarelere dönüşmektedir. Buralarda mumlar, niyaz, yas ve anma, Dersim’le kurulan duygusal ve dinî bağları yeniden oluşturmaktadır.

Dolayısıyla Raa Haqi, yalnızca kaybolmakta olan kırsal bir gelenek değildir. Yeni maddi biçimler aracılığıyla uyarlanmaya devam etmektedir. İnsanlar yer değiştirdikçe jiareler de onlarla birlikte hareket etmekte, Dersim’in kutsal coğrafyasını diasporaya taşımakta ve yeni kuşakların değişen tarihsel koşullar altında Raa Haqi’yi yaşamalarına, hatırlamalarına ve yeniden tahayyül etmelerine imkân vermektedir.

Sonuç olarak Dersim, yalnızca dışarıdan yapılan sınıflandırmalar, devlet anlatıları, kimlik siyaseti veya kurumsal din üzerinden anlaşılamaz. Aynı şekilde gerilemeye, kayba ya da “geleneksel Alevilik” veya “otantik Alevilik” olarak adlandırılan şeyin ortadan kalkmasına da indirgenemez. Bu perspektifler, önemli toplumsal dönüşümleri çerçevelemeye yardımcı olabilir. Ancak Dersimli Alevilerin kendi dinî dünyalarını nasıl yaşadıklarını, pratik ettiklerini, hatırladıklarını ve duyumsadıklarını bütünüyle göstermemektedir.

Bu dersin temel argümanı, Raa Haqi’nin kendi kavramları ve pratikleri aracılığıyla anlaşılması gerektiğidir: Zahir ve Batın, Ocak ve talip, jiareler ve atalar, rüyalar ve sunular, kutsal mekânlarla bedensel karşılaşmalar. Bunlar yalnızca dinî terimler değildir. Aynı zamanda otoriteyi, belleği, ahlakı, aidiyeti ve dönüşümü anlamak için analitik anahtarlardır.

Bu perspektiften bakıldığında Dersim, dinî yaşamın yalnızca arka planı değildir. Onun etkin öznelerinden biridir. Dağları, nehirleri, gölleri, taşları, mezarları, pınarları, yaban hayvanları ve kutsal varlıkları, yaşayan kutsal bir coğrafya oluşturmaktadır. Bu coğrafya, Dersim’de ve diasporada Raa Haqi’yi şekillendirmeye devam etmektedir.

Bu nedenle Raa Haqi, yalnızca kaybolmakta olan kırsal bir gelenek veya siyasallaşmış bir kimlik olarak görülmemelidir. O, yaşayan bir dinî dünyadır. Hem Dersim’de hem de diasporada kutsal coğrafya, kolektif bellek, maddi pratikler, insan dışı aktörler ve taliplerin yaratıcı pratikleri aracılığıyla varlığını sürdürmekte ve dönüşmektedir.

Coşan Eke, Deniz, Ahmet Kerim Gültekin, Çiçek İlengiz, and Besim Can Zırh, eds. 2026. “Entangled Ethnographies on Alevism in Turkey and Beyond.” Special issue, Studies in Ethnicity and Nationalism. https://doi.org/10.1111/sena.70056.

Deniz, Dilşa. 2012. Yol/Re: Dersim İnanç Sembolizmi – Antropolojik Bir Yaklaşım. İstanbul: İletişim Yayınları.

Deniz, Dilşa. 2015. “The Path: Dızgun Bawa, as an Example of the Relation between Belief and Lifestyle.” Religious Inquiries 4 (8): 63–82.

Deniz, Dilşa. 2016. “Dersim’de Su Kutsiyeti: Mızur/Munzur Nehri İlişkisi, Anlamı ve Kapsamı ile Baraj/HES Projeleri.” In Sudan Sebepler: Türkiye’de Neoliberal Su-Enerji Politikaları ve Direnişler, edited by Cemil Aksu, Sinan Erensü, and Erdem Evren, 177–197. İstanbul: İletişim Yayınları.

Deniz, Dilşa. 2017. “Dersim Kutsal Tarihi: Çevre, Toplum ve İnancın Ortaklaştığı Kutsal Coğrafyada Yaşam ve Direnme Hukuku.” Toplum ve Kuram 12: 13–33.

Deniz, Dilşa. 2021. “The Philosophy of Ecology and Réya Heqi: Religion, Nature and Femininity.” In Ecological Solidarity and the Kurdish Freedom Movement: Thought, Practice, Challenges, and Opportunities, edited by Stephen E. Hunt, 243–261. Lanham, MD: Lexington Books.

Gezik, Erdal. 2014. Dinsel, Etnik ve Politik Sorunlar Bağlamında Alevi Kürtler. İstanbul: İletişim Yayınları.

Gezik, Erdal. 2021. “The Kurdish Alevis: The Followers of the Path of Truth (Raa Haq/Riya Heqi).” In The Cambridge History of the Kurds, edited by Hamit Bozarslan, Cengiz Güneş, and Veli Yadırgı, 560–580. Cambridge: Cambridge University Press.

Gezik, Erdal, and Hüseyin Çakmak. 2010. Raa Haqi – Riya Haqi / Dersim Aleviliği İnanç Terimleri Sözlüğü. Ankara: Kalan Yayınları.

Gezik, Erdal, and Ahmet Kerim Gültekin, eds. 2019. Kurdish Alevis and the Case of Dersim: Historical and Contemporary Insights. Lanham, MD: Lexington Books.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2019. “Kurdish Alevism: Creating New Ways of Practicing the Religion.” Working Paper Series of the HCAS “Multiple Secularities – Beyond the West, Beyond Modernities,” no. 18. Leipzig University.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2020a. Kutsal Mekânın Yeniden Üretimi. İstanbul: Bilim ve Gelecek Kitaplığı.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2020b. “Kutsal Mekânlar ve Aleviliğin Kolektif Aklı.” Gazete Duvar, November 11, 2020.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2020c. “Kutsal Mekânlarıyla Direnen Kimlik: Dersim.” BirGün, August 12, 2020.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2024a. “Ewladê Raa Haqi: Die kurdischen Aleviten von Dersim.” In Dersim – Identität und Vernichtung, edited by Christian Gudehus and Alexander Husenbeth, 17–55. Gießen: Psychosozial-Verlag.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2024b. “Kemerê Duzgî: The Protector of Dersim.” British Journal of Middle Eastern Studies 49 (4): 570–588. First published online September 23, 2022. https://doi.org/10.1080/13530194.2022.2126350.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2025a. “Dersim – Sacred Geography.” Alevi Encyclopedia, July 2, 2025. https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/dersim-jiar-u-diyar-kutsal-cografya-5870/.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2025b. Felsen, Wasser und Feuer: Heilige Landschaften der Alevis von Dersim. Glaube, Migration und heilige Räume in der deutschen Diaspora. Online exhibition.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2025c. “Jiare / Ziyaret: Sacred Places and Objects in Raa Haqi (Dersim Alevism).” Alevi Encyclopedia, July 2, 2025. https://www.aleviansiklopedisi.com/madde-x/jiare-ziyaret-raa-haqi-dersim-aleviligi-inancinda-kutsal-mekanlar-ve-objeler-6755/.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2025d. “Kendini Küllerinden Yaratan Kadim Bir Dini Yeniden Okumak: 21. Yüzyılda Yerini Arayan Raa Haqi (Dersim Aleviliği).” In 100. Yılında Cumhuriyet ve Aleviler, edited by Ayhan Yalçınkaya and Mehmet Kendirci, 405–429. Ankara: Dipnot Yayınları.

Gültekin, Ahmet Kerim. 2025e. “The Reflections of Raa Haqi Cosmology in Dersim Folk Tales.” Religions 16 (10): 1274. https://doi.org/10.3390/rel16101274.

İlengiz, Çiçek. 2019. “Making the Divine-Mad in Dersim: The Case of Şeywuşen.” In Kurdish Alevis and the Case of Dersim: Historical and Contemporary Insights, edited by Erdal Gezik and Ahmet Kerim Gültekin, 117–139. Lanham, MD: Lexington Books.

İlengiz, Çiçek. 2020. “Magical #Afterlives in Post-Genocidal Turkey.” Allegra Lab. Accessed August 24, 2020. https://allegralaboratory.net/magical-afterlives-in-post-genocidal-turkey.

Walton, Jeremy F., and Çiçek İlengiz. 2024. “Alevism and the Politics of Religious Freedom.” In The Oxford Handbook of Religion in Turkey, edited by Caroline Tee et al. Oxford: Oxford University Press. https://doi.org/10.1093/oxfordhb/9780197624883.013.23.

Yürür, Kızılca Gül. 2010. “Alevi Ocakları/Aşiretleri Ağında Bir İyileştirme Merkezi Olarak Düzgün Baba Ziyareti.” In 1. Uluslararası Tunceli (Dersim) Sempozyumu Bildirileri – Tebliğler, 33–43. Tunceli: Tunceli Üniversitesi.

Yürür, Kızılca Gül. 2015a. “Ay Kadın İyileştirme Ziyareti.” Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Lokman Hekim Tıp Tarihi ve Folklorik Tıp Dergisi 5 (3): 108–114.

Yürür, Kızılca Gül. 2015b. “Dersim Alevileri’nin Yaratıcı Bir Deneyim Alanı Olarak Ritüel: Zahir ile Bâtın’ın Karşılaşması ve İyileşme.” Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Velî Araştırma Dergisi 76: 109–132.

Yürür, Kızılca Gül. 2017a. “Abdal Musa Ordusu: Salgınlar ve Tabu / Soldiers of Abdal Musa: Epidemics and Taboo.” Yeni Tıp Tarihi Araştırmaları 20: 129–155.

Yürür, Kızılca Gül. 2017b. “Ana Buyere’nin Kırk Meleği: Dersim Alevileri’nin Kozmolojisinde Doğum, Ölüm ve Ölümsüzlük.” Journal of Alevism-Bektashism Studies 81: 81–112.

Lecture Publisher Box, TR

Sponsor
Lecture Sponsor, TR

Lisans Bilgisi

© Yazar(lar). Aksi belirtilmedikçe, Alevi Ansiklopedisi’nde yayımlanan maddeler Creative Commons Atıf 4.0 Uluslararası Lisansı kapsamında lisanslanmıştır.

Logo CC by - Homepage

Yukarı Çık

Alıntıla

  • Dersim’i Nasıl Anlamalı? Raa Haqi’de Kutsal Mekânlar, Nesneler ve Gündelik Dinî Yaşam
  • Yazar: Gültekin, Ahmet Kerim
  • Web Sitesi: Alevi Ansiklopedisi
  • Erişim Tarihi: 07.10.2026
  • Web Adresi: https://www.aleviansiklopedisi.com/open-lectures/dersimi-nasil-anlamali-raa-haqide-kutsal-mekanlar-nesneler-ve-gundelik-dini-yasam-10159/
Gültekin, Ahmet Kerim (2026). Dersim’i Nasıl Anlamalı? Raa Haqi’de Kutsal Mekânlar, Nesneler ve Gündelik Dinî Yaşam. Alevi Ansiklopedisi — ISIL: DE-4607. https://www.aleviansiklopedisi.com/open-lectures/dersimi-nasil-anlamali-raa-haqide-kutsal-mekanlar-nesneler-ve-gundelik-dini-yasam-10159/ (Erişim Tarihi: 07.10.2026)
[working_gallery]