Raa Haqi İnancında ve Folklorunda Evdıl Musa (Abdal Musa)
Xeyw ve Görünmeyen Varlıklar Düzeni [1]
Raa Haqi anlatılarında yaşanılan dünya, görünmeyen âlemden kesin biçimde kopuk değildir. A Dina veya Haq Dina olarak adlandırılan öte dünya; xeyw, botın ve axiret olmak üzere üç katmandan meydana gelmektedir. Bunlardan xeyw, bu dünyaya en yakın katmandır ve cinlerle perilerin meskeni olarak kabul edilmektedir. Gecenin xeyw sakinlerine, gündüzün ise insanlara ayrıldığına inanılmaktadır. İki dünya arasındaki yakınlık, cinlerin ve perilerin insanlarla karşılaşabilmesini; bazı dervişlerin ve keramet sahibi kişilerin de görünmeyen âlemden haber veya yardım alabilmesini mümkün kılan kozmolojik çerçeveyi oluşturmaktadır (Gezik ve Çakmak 2010; Gezik 2008, 4-25).
Bu varlıklar için kullanılan mılaket veya mıleke terimi, melek, cin ve peri gibi farklı görünmeyen varlıkları içine alan geniş bir kategoridir. Aktarımlarda erkek olanları cin, kadın olanları ise peri olarak adlandırılmaktadır. Cinler giyim renkleriyle ilişkilendirilen Sipelay, Surelay ve Kewelay gruplarına ayrılmaktadır. Beyaz elbiseliler olarak tanımlanan Sipelaylar, sayıca en kalabalık ve insanların en fazla çekindiği gruptur. Surelaylar ile Kewelaylar ise insanlara daha yakın duran ve kimi zaman onlara yardım eden varlıklar olarak anlatılmaktadır. Evdıl Musa‘nın otoritesi özellikle insanlara zarar verebildiğine inanılan Sipelaylar üzerinde kurulmaktadır (Gezik ve Çakmak 2010; Gezik 2008, 4-25).
Cin ile Evliya Arasında İkircikli Bir Figür
Evdıl Musa, bir anlatı çizgisinde xeywdeki kötü cinlerin yönlendiricisi ve lideridir. Onun, cinlerden oluşan ve sürekli dolaşan bir ordusu bulunduğuna; bu ordunun komutanı olarak görünmeyen âlemdeki kötücül güçleri harekete geçirebildiğine inanılmaktadır. Bu tasvir, yaşanılan dünyadaki iyilik ve kötülük arasındaki mücadelenin öte dünyada da devam ettiği düşüncesine dayanmaktadır. Evdıl Musa bu çerçevede korkulan, yönünün insanlara çevrilmesi istenmeyen ve ordusunun saldırısından sakınılan bir güçtür (Gezik ve Çakmak 2010).
Bununla birlikte onun konumu yerel anlatılarda tartışmalıdır. Başka bir yorumda Evdıl Musa, kötü cinleri insanlara karşı yönelten değil, onları denetim altında tutan bir otoritedir. Bu görüşe göre cinlerin xeywden bu dünyaya geçmesini engellemekte ve insanlara verebilecekleri büyük zararları sınırlamaktadır. İnsanlara saldıran cinler, onun emrindeki varlıkların tamamı değil, denetiminden çıkmış olanlardır. Böyle anlatılarda Evdıl Musa bir cin olmaktan çok, tehlikeli varlıkları dizginleme gücüne sahip bir evliya gibi değerlendirilmektedir. Adına kurban kesilmesi de onun bu kutsal ve koruyucu konumunun tanınmasıyla ilişkilendirilmektedir (Gezik ve Çakmak 2010).
Bu yaklaşım, ona yöneltilen şu yakarışta belirginleşmektedir: “Ya Ozız Avdel, to qada qusır ma u aza mare dürbere, bébextu oğıre ma u az u uze mare dürbere.” Duada Aziz Avdel’den kaza ve kusuru topluluktan, onun soyundan ve sopundan uzak tutması; insanları bahtsızlardan ve namertlerden koruması istenmektedir. “Aziz” sıfatının kullanılması, Evdıl Musa‘nın yalnızca korkulan bir cin olarak görülmediğini göstermektedir. Kurban ve dua aracılığıyla kendisine yönelinmesi, onun gücünün tanındığı ve bu gücün koruyucu bir yöne çevrilmesinin beklendiği ilişkisel bir kutsallık anlayışına işaret etmektedir (Gezik ve Çakmak 2010).
Taburé Evdıl Musa, Duzgı ve Tujik Baba
Görünmeyen varlıklar dünyası, bazı anlatılarda insan topluluklarına benzer bir askerî örgütlenme içinde tasvir edilmektedir. Evdıl Musa‘nın kötü cinlerden oluşan birliği Taburé Evdıl Musa adıyla anılmaktadır. Buna karşılık iyi cinlerin Duzgı Baba ile Tujik Baba’nın komutasında bulunduğu aktarılmaktadır. Böylece xeywdeki varlıklar yalnız farklı renk ve niteliklere göre sınıflandırılmamakta; karşıt güçlerin yönetimi altındaki birlikler biçiminde de düşünülmektedir (Gezik ve Çakmak 2010; Gezik 2008, 4-25).
Evdıl Musa hakkındaki anlatıların önemli bir bölümü onun Bava Duzgı ile mücadelesine odaklanmaktadır. Duzgı, öte dünyada iyiliğin üstün gelmesi için savaşan ve Evdıl Musa‘nın insanlığa zarar vermesini engelleyen kutsal güç olarak sunulmaktadır. Evdıl Musa‘nın cinleri saldırıya geçtiğinde Duzgı’nın onları toplarıyla dağıttığına inanılmaktadır. Bir anlatıda Duzgı’nın attığı toplarla Evdıl Musa‘nın ordusunun toprağa dönüştüğü ve darmadağın olduğu; bu nedenle Evdıl Musa‘nın Kemerê Duzgı‘na görünmemeye çalıştığı belirtilmektedir. Duzgı’nın kutsal bir dağ ve ziyaretle özdeşleşmesi, bu kozmik mücadelenin aynı zamanda Dersim’in kutsal coğrafyasında karşılık bulmasını sağlamaktadır (Aksoy 2000, 22-66; Gezik 2000, 15-28; Çakmak 2008, 26-37; Gezik ve Çakmak 2010).
Tujik Baba da kötü cinlerin korktuğu kutsal figürler arasında yer almaktadır. Tujik Baba’nın geçmişte bu varlıklarla topları aracılığıyla savaştığına ve cinlerle karşılaşıldığında adının çağrılmasının korunma sağladığına inanılmaktadır. Eski anlatılarda bir elinde top güllesi, diğerinde asa taşıyan Tujik Baba, 366 ziyaretin başı olarak tanımlanmaktadır. Duzgı ve Tujik Baba’ya atfedilen toplar, görünmeyen kötücül kuvvetlerin dağıtılmasını sağlayan kutsal kudretin folklorik simgeleri hâline gelmektedir. Evdıl Musa ise bu anlatı düzeninde hem söz konusu kuvvetlerin komutanı hem de onların denetlenmesinden sorumlu tartışmalı otorite olarak yer almaktadır (Gezik ve Çakmak 2010).
Dua, Beddua ve Korunma Dili
Evdıl Musa‘ya ilişkin korku ve belirsizlik gündelik dua ve beddua kalıplarına yansımaktadır. Birisine kötülük dilendiğinde söylenen “Heq vere Avdil Musay ra hete to kero” ifadesi, “Tanrı Avdel Musa’nın yönünü sana çevirsin” anlamına gelmektedir. Benzer biçimde “Tavura Avdel Mursa to de vejiyo” sözüyle Evdıl Musa‘nın taburunun kişiyi çarpması dilenmektedir. Bu ifadelerde Evdıl Musa, yöneldiği kişiye zarar verebilecek büyük ve örgütlü bir gücün sahibi olarak tasavvur edilmektedir (Gezik ve Çakmak 2010).
Aynı gücün uzak tutulması için “Haq tavura Avdıl Mursay mara dürbero“, yani “Haq, Avdıl Mursa’nın taburunu bizden uzak tutsun” biçiminde dua edilmektedir. Böylece Evdıl Musa‘nın adı hem kötülüğü bir başkasına yönelten bedduada hem de aynı kötülüğün topluluktan uzaklaştırılmasını isteyen koruyucu duada kullanılmaktadır. Onun adına kurban kesilmesi de benzer bir ilişki mantığı içinde değerlendirilebilir: Amaç yalnızca kutsal bir varlığa bağlılık göstermek değil, tehlikeli ve öngörülemez bir gücü denetim, karşılıklılık ve korunma alanına çekmektir. Evdıl Musa‘nın folklorik anlamı, bu nedenle salt “kötü cin” tanımına indirgenememektedir (Gezik ve Çakmak 2010).
Ad, Tarihsel Hafıza ve Abdal Musa Bağlantısı
Figürün adı kaynaklarda Evdıl Musa, Avdel Musa, Avdel Mursa, Avdıl Mursa ve Ewdali Muse gibi farklı biçimlerde kaydedilmektedir. Adındaki “Abdal” sıfatı, figürün tarihsel kökeni hakkında çeşitli yorumlara yol açmıştır. Bunlardan biri, Evdıl Musa‘nın adını veya bazı özelliklerini geç Orta Çağ’da yaşamış Bektaşi ereni Abdal Musa’yla ilişkilendirmektedir. Bu yoruma göre Bektaşilik, Osmanlı askerî yapılanması ve Yeniçerilerle ilişkilendirilen Abdal Musa imgesi, Osmanlı güçlerinin baskısını deneyimleyen Raa Haqi topluluklarının hafızasında karşıt ve kötücül bir figüre dönüşmüş olabilir (Gezik ve Çakmak 2010).
Ancak ad benzerliği, iki figür arasında doğrudan tarihsel özdeşlik kurmak için yeterli değildir. Evdıl Musa‘nın daha eski bir kötülük temsilcisinin sonradan yeni bir adla anılan biçimi mi, yoksa geç dönemde oluşmuş tarihsel bir hafıza figürü mü olduğu açık değildir. Abdal Musa bağlantısı bu nedenle kanıtlanmış bir köken açıklaması değil; ad, siyasal deneyim ve dinsel hafıza arasındaki olası ilişkiye dikkat çeken bir yorum olarak ele alınmalıdır. Yerel anlatıların farklı dönemlere ait kişi, kurum ve çatışmaları kendi kozmolojik dili içinde yeniden anlamlandırabilmesi, bu ihtimalin tartışılmasını mümkün kılmaktadır (Gezik ve Çakmak 2010).
Sonuç
Evdıl Musa, Raa Haqi inanç ve folklorunda kesin ve değişmez bir kategoriye yerleştirilemeyen ikircikli bir figürdür. Xeywdeki kötü cinlerin komutanı ve Taburé Evdıl Musa‘nın yöneticisi olarak korku uyandırmakta; aynı zamanda bu varlıkları denetim altında tutan, insanlara ulaşmalarını engelleyen ve adına kurban kesilen bir evliya olarak da yorumlanmaktadır. Duzgı ve Tujik Baba ile ilişkilendirilen mücadele anlatıları, iyilik ve kötülük arasındaki karşılaşmayı görünmeyen âlemden kutsal coğrafyaya taşımaktadır. Dua ve beddualarda Evdıl Musa‘nın yönünün birine çevrilmesi veya taburunun topluluktan uzak tutulmasının istenmesi, bu gücün gündelik dildeki etkisini göstermektedir. Tarihsel Abdal Musa ile kurulan bağlantı ise figürün siyasal deneyimler ve toplumsal hafıza içinde yeniden biçimlenmiş olabileceğini düşündürmekte; ancak kesin bir tarihsel özdeşlik kurmaya imkân vermemektedir. Evdıl Musa anlatıları, Raa Haqi kozmolojisinde cin, evliya, koruyucu ve tehdit edici güç arasındaki sınırların geçirgen olduğunu; kutsallığın yalnız iyilikle değil, korkulan gücü tanıma, yatıştırma ve denetim altında tutma pratikleriyle de kurulabildiğini göstermektedir.
Aksoy, Gürdal. 2000. “Mithra’dan Bava Duzgın’a: Dersim’de Antik Dönem İnançlarının Sürekliliği Üzerine.” Munzur: Dersim Etnografya Dergisi, sayı 2: 22-66.
Çakmak, Hüseyin. 2008. “Resmî Anlatımlarda ve Halk Anlatımlarında Duzgı Efsanesi.” Munzur: Dersim Etnografya Dergisi, sayı 29: 26-37.
Gezik, Erdal. 2000. “Munzur ve Düzgün’ün Sıroluşlarının Tarihsel Bir Analizi.” Munzur: Dersim Etnografya Dergisi, sayı 4: 15-28.
Gezik, Erdal. 2008. “Elke, Qerte Boz ve Gul u Gulistan: Dersim Bölgesinde Kültür ve Dinsel Geleneklere Bir Gece Bakışı.” Munzur: Dersim Etnografya Dergisi, sayı 29: 4-25.
Gezik, Erdal, ve Hüseyin Çakmak. 2010. Raa Haqi – Riya Haqi / Dersim Aleviliği İnanç Terimleri Sözlüğü. Ankara: Kalan Yayınları.
